World in my Viewfinder

13 Mayıs 2016 Cuma

Patagonya'da Bir Hafta



25 Ocak - 1 Şubat 2016

Fin Del Mundo, Ushuaia 
25/01

16 saatlik kıtalararası uçuşun ardından Buenos Aires’de geçirdiğimiz iki gece ve bir gün süren konaklamamız sonrası asıl hedefimiz Ushuaia’ya ulaşmak için sabahın erken saatlerinde yola düşüyoruz. 

24 Şubat 2016 Çarşamba

BUENOS AIRES - Bir Yolüstü Yazısı -



23 Ocak günü, -13 derecedeki karlı bir Ankara sabaha karşısında başlayan yaklaşık 20 saatlik yolculuğumuz aynı tarihte Buenos Aires geceyarısına doğru sonlandığında mandalina mevsiminden karpuz mevsimine de geçmiş oluyorduk. 'Gümüş Ülkesi' Arjantin'e ilk ayak basışım. 

3 Kasım 2015 Salı

Amsterdam Notları

Amsterdam Notları

8 Nisan 2013



Masal kenti
Dönüş uçağımın kalkmasına artık saatler var. Ben de bu "Biker"dam pardon Amsterdam'dan bir bisiklet altında kalmadan ayrılabiliyor olmanın sevinci içindeyim!

27 Ağustos 2015 Perşembe

Ex Machina ya da Robotlarla Seks (+15)


Sinema eleştirmeni falan olmadığımdan, ne de olmaya niyetli olduğumdan, bir sinema eleştirisi yap(a)mayacağım. Yine güzel bir filmi bahane edip içimde kalmasını istemediğim fikirlerimi yazayım dedim.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Romantische Straße'de Üç Gün


1 Temmuz - 4 Temmuz 2015


Peri masalı şatosu Neuschwanstein
2002'den beri içimde kalmıştı. Birgün bir haftamı bu işe ayırmak için fırsat yaratabilirsem ilk yapmak istediğim seyahatlerin başında geliyordu, Romantische Straße. Almanya'da yaşadığım süre içinde II.Ludwig'den geri kalan Linderhoff, Herrenchiemse ve tabii ki Neuschweinstein'ı büyük keyifle ziyaret etmiştim. 

8 Haziran 2015 Pazartesi

Jupiter Ascending


İnsanoğlu sadece kar amacı güden bir şirketin sonradan hasat etmek üzere ektiği değerli bir mahsül olabilir mi?  

Mülkün kökeni, zamanın ve kapitalizmin mutlaklığını sorgulamak üzerine bir deneme

22 Mayıs 2015 Cuma

II.Ludwig'in Topraklarında

18 Ağustos 2002
Hayır, size bu yazının sonunda bir yol haritası vermeyeceğim. O yüzden tembelliği bırakıp, yazdıklarımı “can gözüyle” okuyacaksınız. Sıcak bir Ağustos günü sabahıydı. Günlerden pazardı. Nereden mi hatırlıyorum? Bütün hafta gecelerin dibine kadar çalışmış olmanın tüm yorgunluğu, sabahın köründe kalkmak zorunda kalan kemiklerimi isyan ettiriyordu da oradan… Hauptbahnof (Merkez Gar)’da kesişen 12 metro hattının arasında koşarak Füssen trenini yakalamaya çalışıyordum. Doğru! Söylemeyi unuttum: Munich’teydim.