World in my Viewfinder

7 Nisan 2020 Salı

Covid Günlükleri

Burnunuzu Kaşıyamamanın Ağırlığı
2 Nisan
Bugün evden çıkmak için bir neden yarattım kendime. “Boş” sokakların fotoğraflarını çekeceğim. Dolu sokaklarda boş insan fotoğrafları çekmekten daha ilginç olabilir belki.
Kapıdan çıkmak üzereyken kargo geldi. Kargoyu getiren genç kutuyu kapı eşiğine bırakıp, eldivenli elleri ile zili çalmış. Eldivenlerimi takıp kapıyı açtığımda iki metre uzağımdaydı. Sms ile yolladıkları şifreyi söyledim, teşekkür edip gitti. Doğu Berlin’de Glienicker Köprüsü üzerinde casus takası yaptık sanki. O gittikten sonra kapının önünde tuttuğum çamaşır suyu çözeltisi ile paketi ve zili fısfısladım. Sonra falçata ile açıp, paketin içindeki sipariş ettiğim bira yapımında kullanılan antibakteriyel ürünleri, antivirütik dezenfektanla ovalayıp, ana paketi de dışarıda bırakarak giriş holüne aldım. Burada biraz kalsınlar.

13 Ocak 2020 Pazartesi

Kanyonlar Ülkesinde Ansel Adams’ı Aramak


ABD özellikle son dönemde , bize güzel çağrışımlar yaptıran bir ülke değil. Hatta bir topluluk içinde adı geçse, anında şeytanlaştırdığımız bir yer. Böyle bir zamanda bir Amerikan güzellemesi yapmak niyetinde değiliz. Sadece, hasbelkader Amerika’da yeralan Dünyamıza ait çok özel bir kaç jeolojik nokta üzerine izlenimlerimizi paylaşmak istedik. Hayatını Kuzey Amerika kıtasının güzelliklerine adamış, bunların korunması ve gelecek nesillere aktarımı için fotoğraf sanatının gücünü kullanmış bir insan, Ansel Adams’ı da bu seyahatte manen yanımıza alacağız. 

21 Ekim 2019 Pazartesi

Russell, İktidar Aşkı ve Günümüz Siyaseti üzerine bir deneme




Toplumları ve insanlığı iyi analiz etmiş büyük zihinlerin fikirleri günümüzde halen geçerliliğini ve değerini arttırarak koruyabiliyor. Bertrand Russell’in 1938 yılında kaleme aldığı İktidar (Power) isimli yapıtından bu yana “taht oyunları”nın aslında çok da farklı oynanmadığına tanık oluyoruz. İktidar’ın ele geçirilip korunması adına tarihsel süzgeç içinden yapılagelenlere Russell’ın gözünden bakmak, Dünyayı biraz daha farklı algılamak açısından ilgi çekici olabilir.

7 Ağustos 2019 Çarşamba

Gürcistan'a Bir Zaman Yolculuğu

6 Haziran 2019


Şimdi Gürcistan'ın doğal güzelliklerini, yemeklerini, eski kiliselerini vb. anlatan bir blog yazısı beklemeyin. Bunlardan pek çok yerde iyi örnekler bulabilirsiniz. Sizi zamanda yolculuğa çıkartacak küçük bir seyahatten bahsedeceğim. Hazır siz Chernobyl dizisini seyretmiş ve eski Sovyet dönemine ilişkin bir anti-propagandanın etkisini üzerinizden atamamışken çıkalım bu zaman yolculuğuna. Bunu yaparken diziyi de eleştirme hakkımızı biraz kullanalım.




8 Şubat 2019 Cuma

Safari Güncesi


10-17 Eylül 2018


Bu sefer ara uzun oldu. Seyahat notlarının iCloud azizliğine uğraması mı diyelim yoksa dönünce bulamadıklarımızın hüznü mü bilemiyorum. İnsan seyahate çıkmaya hazırlandığından çok, dönüşünde neleri bulamayabileceğine de kendini hazırlamalı.

Göreceli olarak hazırlığı en çok süren seyahatlerimizden oldu Kenya. Hemen tüm gelirini safari turizmine bağlamış bir ülke olarak turistler için belki de hayat boyu bir kez yapıma şansı olacak kadar pahalı alternatifler sunuyor.
Elimizde sadece 8 günlük bir uçak bileti ile başlayınca çok farklı planlama alternatifleri arasından bir seçim yapmak gerekti.

14 Ağustos 2018 Salı

Paramparça / İçimizdeki Kara Delik



Fatih Akın’ın Yabancı Dilde Altın Küre ödüllü son filmi Paramparça özelinde hukuk ve adalet ile Akın’dan Mesut Özil’e “Yabancılık” üzerine bir deneme.

Paramparça'yı (In the Fade - Aus dem Nichts) tam da Almanya’da tartışmalı NSU davası kararları ve Mesut Özil tartışmalarının gündemde olduğu günlerde izlemek kısmet oldu.

Hukuk, adalet, önyargılar ve özellikle de “yabancı olmak” üzerine, hayatta olsa Kieslowski’yi kıskandıracak görsel bir başyapıt ortaya çıkarmış, Akın. Filmi izlemediyseniz uyaralım, hayli spoiler içerir yazının geri kalanı.



26 Temmuz 2018 Perşembe

Nedimeler'in Düşündürdükleri Üzerine Bir Deneme



Sanat tarihi açısından bakıldığında çok az tablo Diego Velazquez’in 1656 yılında yaptığı Las Meninas -Nedimeler- tablosu kadar tartışılmaya ve yorumlanmaya değer görülmüştür. Sadece yorumlamak mı? Picasso’dan Joel-Peter Witkin’e  kadar onlarca artist tarafından günlerinin tarzına uygun olarak tekrar tekrar resmedilmiştir. Her çağda yaşamayı başaran bir tablo, Las Meninas. Michelle Foucault bile tablo üzerine özel bir deneme kaleme almış. Bu denemeyi okuduğumdan beri tablodaki bulmacanın eksik kalan parçaları kafamın içinde bir köşede durur. 

Bize gösterilenle anlatılmak istenen farklı mıdır? Kendimizi bir başkasının gözünden görmeyi deneyebilir miyiz? Tamamen başkası olabilir miyiz peki? Kendimizi ya da bir tabloyu anlamak için bakış açımızı nasıl değiştirmeliyiz?